Tip 1 Diyabet (Tip 1 DM) Nedir?

Tip 1 diyabet, vücudun pankreas hücrelerinin zedelenmesi sonucunda oluşan insülin eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan insüline bağımlı olarak seyreden bir hastalıktır. İnsüline bağımlı diyabetin yaklaşık %90’ını bu diyabet tipi oluşturmaktadır. Daha çok çocukluk çağında görülmekle birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Ailesel özellikler, cinsiyet, ırk, coğrafik özellikler, beslenme şekli ve enfeksiyon hastalıklarının diyabetin ortaya çıkışı üzerinde etkili faktörler olduğu bilinmektedir. Son yıllarda görülme sıklığı gittikçe artmaktadır. Tip 1 diyabette yıllık %3 oranında artış olduğu belirtilmektedir.

Tip 1 diyabette semptomlar çoğunlukla birkaç hafta içinde gelişerek hızla ilerler. Bu yüzden bir çok hastada diyabetin önemli bir semptomu olan diyabetik ketoasidoz (DKA) görülmektedir. Diyabetik ketoasidoz, insülin eksikliği ve hiperglisemi ile kanda ve idrarda keton görülmesidir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, çok su içme, çok idrara çıkma şikayetleriyle başlayarak bilinç bulanıklığı ve komaya kadar gidebilir.

Tip bir diyabet tedavisi insüline bağımlı olmasına rağmen insülin tedavisine ek olarak sağlıklı, dengeli bir beslenme programı ve fiziksel aktivite ile kontrol altına alınabilmektedir. Aslında sağlıklı bireylerle karşılaştırıldığında diyabetli bireylerin beslenmesi çok da farklı değildir. Önemli olan dengeli bir şekilde beslenmenin sağlanmasıdır. Diyabetli bireylerde kan şekerinin çok fazla yükselmesi ve düşmesi engellenmelidir. Bu yüzden basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratların tüketimine özen gösterilmelidir. Basit karbonhidratlar glisemik indeksi yüksek besinlerdir, yani daha hızlı emilerek kana çabuk geçerler ve kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltirler. Bu durum da kan şekerinde dalgalanmalara neden olarak hiperglisemi ve hipoglisemilere neden olabilmektedir. Glisemik indeksi düşük besinler ise kan şekerini daha yavaş yükselttikleri için diyabetik bireylerin düşük glisemik indeksli besinleri tüketmeleri önerilmektedir. Ayrıca posa alımı da karbonhidrat sindirimini ve emilimini azaltacağından günlük yeteri kadar posa alımına dikkat edilmelidir. Posa alımını arttırmak için tam tahıllı ürünler, sebze, meyve, kuru baklagillerin tüketimine özen gösterilmesi verilebilecek pratik önerilerdir.

Diyabetin kontrol altına alınabilmesi için insülin tedavisine ek olarak mutlaka kişiye özgü beslenme programı uygulanmalı, fiziksel aktivite yapılmalı ve diyabet eğitimleri dikkate alınmalıdır.

Diğer İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.