Tip 2 Diyabet Nedir?

Tip 2 diyabet, insülin yetersizliği veya vücutta insüline karşı direnç oluşması sonucunda salgılanan insülinin etkisini gösterememesiyle birlikte ortaya çıkan diyabet tipidir. Daha çok obezite ve fiziksel aktivite yetersizliğine bağlı olarak görülmektedir. Ayrıca genetik olarak yatkınlık, uzun süre ilaç kullanımı, enfeksiyonlar, fiziksel ve psikolojik travmalar insülin direncini arttırmakta ve zamanla insülin salınımının azalması sonucu tip 2 diyabet riskinin artmasına neden olmaktadır.

Tip 2 diyabet, genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkmakta ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır. Fakat son yıllarda çocuklarda görülen obezite ve fiziksel inaktif yaşam tarzı çocukluk çağından itibaren tip 2 diyabetin ortaya çıkma sıklığının artmasına neden olmaktadır. Tüm bunlara bağlı olarak tip 2 diyabet sıklığı dünyada ve Türkiye’de giderek artmaktadır. 2013 yılında dünyada 382 milyon diyabetli birey bulunmakta iken bu sayının 2035 yılında %55 oranında artarak 592 milyona çıkacağı düşünülmektedir. Türkiye’de ise 1998 yılında nüfusun %7,2’si diyabetli iken 2010 yılında diyabet sıklığının %90 oranında artarak nüfusun %13,7’sinin diyabetli olduğu bulunmuştur. Ayrıca ilerleyen yıllarda bu rakamların daha hızlı bir şekilde artacağı düşünülmektedir.

Diyabetin oluşma riskini arttıran birçok etmen olmasına rağmen diyabetteki bu artışın önlenmesi için bazı önlemler almak mümkün. Yaşam tarzı değişikliği bunların başında gelmektedir. Fiziksel aktivitenin artması ve sağlıklı beslenmenin sağlanması ile diyabetin risk faktörleri büyük oranda azaltılabilmektedir.

Diyabetli bireylerin kan şekerini dengede tutabilmeleri için beslenme büyük rol oynamaktadır. Kan şekerini hızlı yükselten besinlerden uzak durulması gerekmektedir. Karbonhidratlar kan şekerine direkt etki ettiklerinden dolayı diyabette en çok dikkat edilmesi gereken besin grubudur. Fakat karbonhidrat tüketimini çok aza indirmek doğru değildir. Önemli olan sağlıklı karbonhidratların seçilmesidir. Basit karbonhidratlar (şeker, bal, reçel, tatlılar vb.) yerine kompleks karbonhidratlar (tahıllar, kurubaklagiller, sebze, meyve) tüketimine özen gösterilmelidir. Kompleks karbonhidratlar bağırsaklardan daha yavaş emilerek kan şekerini daha yavaş yükseltirler. Ayrıca posa alımının arttırılması da doygunluk hissi vermesinin yanında kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı olur.

Diğer İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.